Canan aklıma geldikçe o fotoğrafı hatırlıyorum. Konağın bahçesinde Dursun’un çektiği fotoğraf..Üzerinde sıradan basma bir elbise, ellerini önünde kavuşturmuş. Sanki artık bana soru sormayın der gibi..Sırtı dik, ince boynu sanki en savunmasız yeri.. Başı hafif sağ yana yatmış.. Dünyanın bütün yükünü omuzlamış, dünyanın bütün kirini görmüş ama hâlâ inatla gülümseyen bir yüz..Ne olursa olsun, nerde olursa olsun hangi kılığa girerse girsin bu duruş hiç değişmeyecek biliyorum, o duruşu hiç unutmuyorum.. sıcak gülüşü, o hiç eksilmeyen neşeyi..
Bir göç mevsimiydi kaybettim onu…büyük , gürültüsüz, suskun, daha doğrusu susturulmuş kalabalıklarla birlikte kaybettim onu…Kıran günleriydi yürekler alev alevdi, paramparçaydı.. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.Canan gibi.. Ülkem gibi.. Ah Canan nerdesin.. Adı Emine sahne adı Canan…Yetiş! dediğimde ikinizden biri kopup gelmez mi bana.. Ah Canan bir göçmen kuş gibi yoruldun mu yoksa? Çık gel nerdeysen..
(via sessizlikkeskin)




